Aylin Doğan
İYİ Kİ..
Değerli Evren Hoca’mın söylediği gibi “Gelecekte bir gün belki…..” dediğim şeylerin başında geliyordu tiyatronun bir ucundan tutmak ve de bir şekilde sahnede olmak; çünkü sahnedeki dünya çok başkaydı; çünkü hep hayranlıkla izledim tiyatrocuları. Aklınızın bir köşesinde hep olsa da böyle şeyler, onları gerçekleştirmeye yönelik ilk adımı atmak zor oluyor çoğu zaman. İnsanoğlu kendine bahaneler yaratmada öyle usta ki, her yeni fırsatı yeni bir zihin oyunuyla bertaraf edebiliyor. Gün gelip de mutsuzluğunu fark ettiğinde, zihninin tüm oyunları dikiliyor karşısına insanın. “Çok istedim, ama olmadı.” diyor insan, ve keşkeler alıyor zihin oyunlarının yerini. Eteğinde yığınla keşke biriktirmek istemeyenler Evren Hoca’nın çağrısına karşı koyamıyorlar aynı benim gibi. Ne mutlu ki “Düşünü kapan gelsin!” çağrısı çok geç olmadan ulaştı bana. Merkezde beni karşılayan ilk şey Ebru’nun samimi ve tatlı gülümseyişi oldu. Hoş ondan önce sıra dışı kapı zilinin muzipçe fısıldadığını da inkâr edemem. Derken hocamla tanışma, ilk ders, ilk grup, ikinci grup, sonrası hep yeni keşiflerle dolu. En başta kendini keşfediyor insan. Kendi sahnesinde kendini en iyi nasıl oynuyor, en çok hangi rolünü seviyor onu görüyor. Eğitimler boyunca, bazen eskiden üstlendiği rolleri tekrarlıyor, bazen yepyeni roller kurguluyor. Yaşam sahnesinde zaten çoğu konuda usta tiyatrocu olduğunu anlıyor. Her adımda daha da zenginleşiyor düş kapanı yolcusu. Diğer yolcularla yolların kesiştiğinde, onların hayat sahnelerine de dâhil oluyorsun ve birlikte yepyeni sahneler kuruyorsunuz. Anlayacağınız, elinizde bir tek düş ile geldiğiniz merkezde yepyeni düşler, heyecanlar, paylaşımlar buluyorsunuz. İçinizde sakladığınız ve farkında bile olmadığınız benleri merkezin ahşap desenli odasında bir bir ortaya çıkarıyorsunuz. Her buluşma maceraya dönüşüyor kısacası. Çokça eğlenilen, düşünülen, hayal kurulan, rol yapılan ama samimi olunan maceralar. Nasıl ki düşkapanı iyi düşleri kendine çekiyor, Düşkapanı Sanat Merkezi de bir şekilde sizi çekiyor kendine. Keşkeler’inizin yerini iyi ki’ler alsın. Düşkapanı’nda sizin de tutunacağınız bir halka vardır mutlaka.
Aylin,