
Haftada 2 gun, 2’ser saat. 2 saat temel oyunculuk egitimi. Diger 2 saat drama yontemiyle, tiyatro tarihi ve tiyatro dusuncesi dersleri yapılacaktır. Ayrica belirli alanlarda uzman kisilerin derslere katilimiyla desteklenecektir. (Siir calismasinda sair gibi.) Mayis sonunda bir gosteriyle calismalar sona erecektir. (Kontenjan en az 5 en fazla 10 kisi olacaktir.)
*************************************
Tiyatronun tanimi ve ozellikleri uzerine epeyce biseyler soylenegelmistir. Genellikle kendi doneminin felsefesi ve kosullari dogrultusunda gelismistir bu tanimlar. Cagdas tiyatro anlayisi ise hicbir kurami reddetmeyerek, fakat hepsini de icine alarak gelismektedir. Bu yuzden net bir tanim ortaya koymamaktadir. Herkes kendi ozgunlugu icinde yorumlamaktadir tiyatroyu.
Hic suphesiz ki tiyatronun malzemesi insan ve insan iliskileridir. Gunumuzun bilim adamlari evren icin soyledir yada boyledir diyememektedir. Sadece karmasik oldugu konusunda hemfikirler. Her insan bir evren olduguna gore, insan da gayet karmasik bir sistemdir.
Ulkemizin cografi konumu (Ne Batili ne Dogulu olamayisimiz.), ekonomik istikrarsizlik, kaos ortami bizi surekli bir kultur karmasasina itmektedir. Bu karmasanin icinde ne kendimizi ne de cevremizdekileri anlamamizin imkani yok. Bunu ancak gunluk hayatin bize yukledigi fazlaliklardan kurtularak basarabiliriz. Gunluk bir dille, her zamanki bedensel ifadelerimizle, anlatilamayani ortaya koymak cok guctur. Iste bu konuda sanat devreye girer. Cunku sanatin dili farklidir. Daha derinden gelen, cok daha gercek olan ve tamamen kendimizden olusan bir ifade bicimidir.
Genel anlamda sanatlarin icinde yasama en yakin olan sanat, tiyatrodur. Bir anlamda hayatin provasidir. Gunluk yasamda hepimize bir takim roller verilir. Bu rollerin disina ciktigimiz zamanlar cok azdir. Rollerin icindeki kaliplarla yasamaya baslariz. Sahne ise bir kursu ve bu kaliplarin kirildigi yerdir. Yasamdaki bir rolun oyununu oynayarak o rolu tekrar bicimleriz ve kursumuzde sergileriz. Boylece anlatmak isteyip de anlatamadiklarimiz, o rolun her zamankinden farkli yonleriyle ortaya serilmis olur. Ortaya serilen, cozumlenen roller ise tekrar yasamdaki rollere etki eder. Artik o rollerin kaliplari sacmalasir. Gereksiz olanlar atilir, onemli bulunanlarin daha fazla uzerine gidilir. Bir bakima boylece yasamimizi da bicimleriz.
Buyuk tiyatro adami Bertold Brecht’in dedigi gibi:
“Butun sanatlar, en buyuk sanat olan yasama sanatina hizmet eder.”